Neden, İl olmayı Hak Etmiyor Ki Siverek!

07.03.2018
Halil-KURUCU

Neden, İl olmayı Hak Etmiyor Ki Siverek!

 

Tarihsel veriler bize, önceleri il iken 1926'dan beri çeşitli nedenlerden dolayı, il olmaktan çıkan Siverek ve Siverek'i il yapma çalışmaları ile ilgili birkaç söz söyleme hakkı da sadece ben değil, Siverekli olan herkesin hakkı olsa gerek.Çünkü,bireyi değil,toplumu ilgilendiren ve kapsayan bir sorundur bu.

 

Siverek il iken, neden il olmaktan çıktı bu sorun tartışılabilir. Aslında bu sorunun kökeni tarihin  arka planında yatar. Yani tarihsel yönü olan bir sorundur. Bu tarihsel arka planı aralamak veya  irdelemek yazımızın ana konusu değildir. Tarihçiler bu konu üzerinde; haklı veya haksız, doğru ya da yanlış bir karar verilmesi konusunda tartışa dursunlar bizi ilgilendiren yönü veya asıl üzerinde durulması gereken,özellikle 1990'lı yıllarda  ve  günümüzde neden  il yapılmıyor olmasıdır.Zaten diğer boyutu tarihin sorunu olup,tarih tarafından yargılanacak olan bir sorundur denilebilir.

 

Demek ki, mesele nedir? Neden  il yapılmıyor olmasıdır? Bence meselenin bu yönü tartışılmalı (zaten tartışılan ve konuşulan odur) ve bir takım analizler yapılmalı ki, doğru bir sonuç ve bu sonuca bağlı olarak geleceğe ilişkin doğru strateji ve taktikler üretilebilmelidir. Yoksa meseleyi doğru bir zeminde tartışılmadan, tek yönlü ya da tekçi bir yaklaşımla ele alırsak yanlış sonuçlara varmış olduğumuz gibi, sağlıklı ve doğru bir değerlendirme yapmamız imkansızdır.

 

Esasen bir yerleşim yerinin il olmasının çok farklı koşullar-kriterleri vardır ki bunlar; sosyo-ekonomik, kültürel, siyasi, demografik...gibi faktörler önemli rol oynarlar.Siverek açısından çoğu faktörler il olmaya yeterlidir. Örneğin demografik açıdan Siverek'in nüfusu bir çok mevcut ilden fazladır. Daha doğrusu nüfus, Siverek'in il olması için yeter de fazladır. Ancak il olabiliyor mu? Hayır.

 

Genel olarak bu koşul ya da ölçütleri nesnel anlamda analiz ve değerlendirmesi yapıldığında siyasi faktörlerin önemli ve bir o kadar belirleyici olduğunu söylemekte fayda var sanırım.Açık ve net görünen de, asıl olan ve sorgulanması gereken şey de budur.

 

Siverek il yapmak için çalışmalar ve uğraşlar yıllardan beri devam ede gelmektir. Şimdiye kadar yapılan bir dönem için o yoğun (özellikle 1990'lı yıllar) çalışmalar amiyane bir tabirle "Dağ fare doğurdu "denilebilir. Neden? Çünkü bir sonuca varılamadı, bir netice elde edilemediği gibi, amaca ulaşılamadığı bir realitedir. Peki, boşuna mıydı bunca uğraş ve çalışmalar. Hayır? Bu bir kuraldır; her nicel gelişim mutlaka nitel değişime yol açar ve açacaktır. Kısacası her uğraş ve çalışmalarda olduğu gibi bu çalışmalar da elbette birikerek bir gün sonuç ya da meyve verecektir.

 

Halende bir umut olacaktır diye çalışmalar sürdürülmektedir ve sürdürülmelidir. Umarız ve temenni ederiz ki, belli bir sonuca gidilebilsin. Ancak temenni ve dilekler Siverek'i il yapmak için yeter mi, elbette yetmez. Bilindiği gibi yaşam duygusallığı bazen değil, hiç kaldırmaz, yaşamda esas veya egemen olan akıl ya da mantıktır. "görünen köy kılavuz istemez" derler. Doğrudur. Siyasi anlamda bu konudaki koşullar olgunlaşmadan, daha doğrusu karar mekanizmaları o doğrultuda kararını vermedikçe il olmanın mümkün olmadığını, olamayacağını düşünenlerdenim. Tabii ki, karar da siyasidir, siyasilerindir. Aslında bu da bilinmeyen bir gerçek değildir midir?

 

Gelgelelim bu konuda bunca yapılan çalışmalara. Elbette küçümsenecek çalışmalar değildir. Geçmişte de,bu gün de yapılan çalışmalar çok değerli ve isabetli çalışmalardır. Koç Ali AYMAZ şahsında ve hatta Sivil-Der bünyesinde yapılan bütün çalışmaları desteklememek mümkün değildir.Son zamanlarda yapılan yeni iller için, belki de bu kadar çalışma ve uğraş verilmemiş olabilir. Belki bu iller için insanlar bu kadar talep ve isteklerde bulunmamış olabilirler. Bulunmamakla birlikte il oldular ve büyüyüp geliştiler. Ama neden il için yeterli olmasına rağmen Siverek için de bu geçerli olmadı, olabilirdi diye sorulmaz mı veya sorgulanmaz mı? Elbette, sorulmalı ve sorgulanmalıdır.

 

Bunca yapılan çalışmaların amacı elbette Siverek'in il yapılması ve il olmanın avantajlarından, fayda ve olanaklarından yararlanmaktır. İl yapmanın amacı; İktisadi açıdan istihdam, işsizlik gibi sorunları, sosyal açıdan toplumsal refah düzeyinin artırmayı sağlamaktır.

 

Haddini aşarak ve hoşgörünüze sığınarak burada bir takım kaygılarımı dile getirmeden geçemeyeceğim; Eğer yukarıda ifade edilen anlamda il olacaksa yapılan bütün çalışmalar değerli ve anlamlıdır. İl olmuş deyim yerindeyse "tabela il"i olacaksa ya da "tabela il"i olmaktan öteye gidemiyorsa hiç olmasın diyemeyeceğim ama anlamlı değildir diye düşünüyorum.

 

Şunu demek istiyorum; İl olma her alanda bir gelişme, ilerleme ve bir kalkınmayı kaçınılmaz hale getirirse ve getiriyorsa  olumlu bir gelişme. Farklı bir söylemle,sosyolojik anlamda il olma;Siverek için soyo-ekonomik ve kültürel açıdan bir kırılma noktası oluşturacaksa,her alanda yeni bir sürecin başlangıcı ve başlatıcısı olacaksa, geliştirici,değiştirici ve dönüştürücü bir araç ya da işlevi olacaksa desteklenmemesi mümkün değildir.Tam tersi bir durum yaratıyorsa anlamı yoktur diye düşünülemez mi?

 

Şunun da altını çizmekte yarar görüyorum. O da şudur; gelişme ve kalkınma bir yerleşim yerinde il ya da ilçe olmanın pek de fazla önemi yoktur. Bunun da iyi bilinmesi gerekir. İstenilirse ilçe durumunda da gelişme ve kalkınma sağlanabilir. Yatırımlar yapılabilir ve buna bağlı olarak istihdam yaratılabilir. Sosyolojik anlamda gelişme ve kalkınma için bir yerleşim yerinin il olması şart değildir. Sorunun bu açıdan bakılmasında yarar görüyorum.

 

Niçin bunu dillendiriyoruz? Çünkü öyle yerleşmiş yerler vardır ki, il olmalarına rağmen, gelişmiş ve kalkınmış konum ya da durumda değildirler. Bunu doğuda da,batıda da görebiliyoruz.Hatta bazı gelişmiş ilçelerden geridirler bazı iller.

 

Doğal olarak il olmanın elbette bir faydası vardır ve bir getirisi de olacaktır. Yoksa insanlar boşu boşuna niye uğraş içinde olsunlar ki. Farklı bir deyişle il olmanın bir getirisi olmasaydı, neden insanlar bu uğurda uğraş versinler ki?

 

Her ne olursa olsun yapılan bütün çalışmalar Siverek ve Siverek insanı içindir, Bu anlamda değerli ve anlamlı çalışmalardır.

 

Bu çalışmalarda ya da Siverek'i il yapma faaliyetlerinde Koç Ali Aymaz'a ayrı bir parantez açmasak olur mu? Elbette hayır! Aymaz Siverek'in il olması ile özdeşleşmiş, bütünleşmiş bir insandır, deyim yerindeyse kasketiyle, konuşma sitili ile o tipik bir Siverek insanıdır.

 

Siverek'i il yapma konusunda hem teorik hem de pratik anlamda kafa yoran, çalışıp çabalayan, deyim yerindeyse didinen ve bu işe gönül vermiş, kendini adamış bir şahsiyet olduğunu söylemek, herhalde bir gerçeği ifade etmiş olmaz mıyız."Siverek sevdalısı" diye seri olarak eserler yazdı. Bu eserlerde tarihsel anlamda il yapmak için, hem bireysel hem de kurumsal(Sivil-Der) anlamda nasıl bir mücadele verdiğini ve verdiklerini  kanıtları-belgeleriyle ortaya koydu.Bu nedenle o, bir Siverek gönüldaşı ya da sevdalısıdır diyebiliriz.

 

Adeta yaşamı ve yaşamının amacı ya da hedefleri, bu alan üzerinde yoğunlaştırmış. onun için Siverek'in il olması yaşamının olmazsa olmazıdır. Belki de mutluluğu veya mutlu yaşamı onun üzerinde inşa etmiş ve o doğrultuda yaşamı idame ettirmiş ve ettiriyor olmasıdır. Bir nevi orada görüyor mutluluğu Aymaz. Bu nedenle  Siverek ile sıkı sıkıya bir duygusal bağ  ve doku kurmuştur. Onda Siverek'in il olması bir tutkudur desek yanılmamış oluruz.

 

Bilindiği gibi, tutkular kişiliğin ve yaşamın bir parçasıdırlar,kişilikten ayrı düşünülemez ve soyutlanamazlar.Kişinin yaşamasına yön verip,motivasyonunu sağlarlar.Adeta kişilikle bütünleşmişlerdir.İşte Aymaz'ı motive eden bu tutkulardır.Aymazdaki o tutku ki gönül, sevda tutkusudur ve o tutku ki,Siverek tutkusudur.

 

Aymaz için Siverek onsuz olunamaz bir şeydir diyebilirim. Bunu pratiğinde görebiliyoruz. "Siverek sevdalısı" diye sitesini kurarak Siverek'i değişik yönleri ile konu edinmiştir. O sitede neleri göremiyoruz ki, Siverek ile ilgili her şeyi. Dolayısıyla ne zaman il konusu gündeme gelse Aymaz ilk akla gelendir ve gelmemesi düşünülemez de.

 

Değerli bir müdür arkadaşım bir sohbet esnasında Aymaz'a atfen " O gittikten sonra Siverek veya Siverekli onun heykeli dikmelidir."demişti. Hakikaten heykeli dikilecek adamdır O.Kimin için, Siverek ve Siverekliler için. Neden? Çünkü, Siverek tutkunu ve sevdalısı da ondan?

 

 Aymazdan bahsetmişken onunla ilgili bir anımı paylaşmadan geçemeyeceğim.2000'li yıllarda Sivil- Der 'in organize ettiği liseler arası münazara yarışmaları vardı. Hatta O yarışmalarda görev yaptığım eski adıyla kız meslek lisesi de katılmıştı. Bendeniz de o okulda münazara çalışmalarını düzenliyordum. Yarışma başlamış ve ilk tur da ikinciliği almıştı okulum. Yarışma esnasında unutamadığım bir şey oldu. O da şu; gözler, köşede durup ta gözyaşlarını silen bir adamı ilişti. O adam Aymaz'a benziyordu. O mudur,değil midir diye merak ettim.Kalabalığın içinden o yöne yönelerek yavaş yavaş, yaklaştım ve tahmin ettiğim gibi oldu.Gördüğüm manzara karşısında gerçekten şaşırmamam mümkün değildi,Gördüğüm kimdi,elbette aymazdan başkası değildi.

-Hayırdır abi, dedim.

-Tartışan Liseli gençlere yönelerek, el kol hareketiyle işte gençlik budur dedi.

 

Gençler arasındaki o sert tartışmalardan çok da etkilenmiş olsa gerek diye düşündüm. Ki öyle olmuştu.Yetişen gençlik karşısında sevinç gözyaşlarını döküp duygusallaşabiliyorsa bu bir sevda değildir de nedir,demez mi insan.

 

İşte Siverek insanı budur dedim kendi kendime. Doğal olarak bu durumdan gerçekten etkilenmemek mümkün mü, düşünebilir mi?

 

Elbette hayır?

 

Siverek'i il yapma çalışmaları devam edilmesinden yana olmak, her Sivereklinin doğal hakkıdır. Ancak nereye kadar?!

 

Bir defa insan kendi kendine sormaz mı ya da düşünmez mi? İl için bunca emek ve cefadan sonra neden, il olmayı hak etmiyor ki Siverek!

 

 

Halil KURUCU
Eğitimci-Sosyolog

Yazarın Diğer Yazıları