ARKEOLOJİK KAZILAR VE ÖREN YERLERİ

SİVEREK İLÇESİ SINIRLARI İÇERSİNDE YAPILAN ARKEOLOJİK KAZILAR VE ÖREN YERLERİ

 

AĞAÇLI TARLA KAZISI

 

            Siverek İlçesi, Çaylarbaşı Bucağına bağlı Hassek Höyük'te İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü adına kazı yapan ekip tarafından, 1980-81 yıllarında höyüğün yaklaşık l km. güneyinde, Aşağı Tillakin Köyü sınırları içersindeki "Ağaçlı Tarla" olarak adlandırılan düz arazide yapılan kazılarda Hassek Höyük yerleşmesine ait olduğu tahmin edilen ilk Tunç Çağı'na (M.Ö.3200-2700) ait Pithos mezarlığına rastlanılmıştır. Açılan Pithos mezarlardan hocker vaziyetinde iskeletler, pişmiş topraktan yapılmış kulplu çömlekler, bronz kefen iğneleri, mızrak uçları, bilezik ve baltalar, taş damga mühürler ile taş kolye ve boncuklar elde edilmiştir.

            Kazılardan çıkartılan in-situ durumundaki bir erkek iskeleti mezar eşyaları ile birlikte Urfa Müzesinde sergilenmektedir.

           Ağaçlı Tarla (Hassek Höyük Nekropolü) Atatürk Barajı göl alanı altında kalmıştır.

 

ÇAVİ TARLASI ARKEOLOJİK KAZISI

 

          Siverek İlçesi, Çaylarbaşı Bucağı'na bağlı Nisibin Köyü yakınındaki Çavi Tarlası'nda; Hassek Höyük kazı ekibince 1982 yılında yapılan yüzey araştırmasında Orta ve Erken Kalkolitik Çağ'a ait taş balta, boncuk, amulet ve ağırşaklar ile silex mızrak uçlarına rastlanılması üzerine 1983 yılında arkeolojik kazılara başlanılmıştır. Müze Müdürü Adnan MISIR başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Dr.M.R. Behm-Blancke'nin bilimsel danışmanlığında yürütülen kazılar 1985 yılına kadar üç yıl devam etmiştir. M.Ö. 5000-4500 yılı Erken Kalkolitik Çağ'a ait bir yerleşme olduğu anlaşılan Çavi yerleşmesinin Kuzey Mezopotamya "Tell Halaf" kültürüne ait olduğu tespit edilmiştir.


            Kazılar sonucunda 5 yapı katına rastlanılmış, bu katlarda taş temeller ve bunun üzerinde kerpiç artıkları bulunmuştur. Temel kalıntılarından yuvarlak bir plana sahip olduğu görülen evlerin kare bir bina ile desteklendiği görülmüştür. Çapı 4 m.'yi bulan yuvarlak yapılar oturma odaları olarak kullanılmıştır. Bu odaların doğu duvarlarında ocaklar bulunmaktadır. Binaların dışında ayrıca fırınlar, ocaklar ve küçük yuvarlak erzak siloları bulunmuştur. Kırılmış vaziyetteki çok sayıda çanak çömlek parçası küçük buluntuları oluşturmuştur. Çanak çömlekler üzerine kırmızı ve kahverengi boyalarla geometrik motifler ile sığır ve koç başları işlenmiştir. Bunların dışında, bazalt, çakmak taşı ve obsidyenden yapılmış araç ve gereçler ile takılar, damga mühürler ve Bereket Tanrısı?nı temsil eden pişmiş topraktan yapılmış çok sayıda kadın figürini Çavi Tarlası?nın önemli buluntuları arasındadır.


             Çavi Tarlası kazıları, bu bölgede tarım ve hayvancılıkla uğraşmış olan bir köy yerleşmesinin kalıntılarını gün ışığına çıkarılması bakımından önem taşımaktadır.


            Çavi Tarlası kazılarında bulunan eserlerin yıllara göre dağılımı şöyledir:

  


          1982 Yılı Yüzey Araştırması Buluntuları : Bu araştırmada, Orta ve Erken Kalkolitik Çağ'a ait taş el baltası, boncuk, amulet, ağırşakr ve silex mızrak ucundan oluşan 17 adet envanterlik eser bulunmuştur.

 

 

Çavi tarlası kazı alanı

            

            1983 Yılı Kazıları : Erken Kalkolitik Çağ?a ait (M.Ö.5600) pişmiş toprak kaplar, figürinler, taş balta, çakmak taşı ve obsidyenden yapılmış kesici aletler, bıçaklar, boncuklar, tekerlekler. Damga mühürler ve ağırşaklardan oluşan toplam 63 adet envanterlik eser ele geçmiştir.

 

 

 

             1984 Yılı Kazıları : Erken ve Orta Kalkolitik Çağ'a ait pişmiş toprak kadın figürinleri, baltalar, çakmak taşından kesici aletler, ağırşaklar, kemik iğneler, stilize hayvan figürlü ve geometrik bezemeli kaplardan oluşan toplam 84 parça envanterlik eser ele geçmiştir.

 

Siverek?te çıkarılan buluntular

 

Çavi Tarlası arkeolojik yerleşmesi Atatürk Barajı altında kalmıştır.

 

Kazı buluntuları (Şanlıurfa Müzesi)

 

HASSEK HÖYÜK KAZISI

 

         Siverek İlçesi, Çaylarbaşı Bucağı'na bağlı Yukarı Tillakin Köyü'ndeki Hassek Höyük'te arkeolojik kazılara, Atatürk Barajı Kurtarma Kazıları çerçevesinde İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Prof.Dr. Barthad Hrouda başkanlığında 1978 yılında başlanılmış, daha sonra aynı enstitü adına Prof.Dr.Manfred Behm-Blancke tarafından 1988 yılına kadar sürdürülmüştür.


         Bu gün Atatürk Baraj gölü suları altında kalan Hassek Höyük kazısında, M.Ö. 3100-2700 yılları arasında bölgeler arası önem taşıyan sonuçlar ortaya çıkmıştır.


            Alman arkeolog Dr. Manfred R.Behm-BLANCKE, ArkeoAtlas adlı dergide yayınladığı makalesinde kazıyla ilgili şu bilgileri vermektedir.


            "Hassek Höyük kazısının en önemli sonuçlarından biri de Uruk devrine ait tahkimatlı bir yerleşmenin ortaya çıkarılmış olmasıdır. Yerleşme biçimi Uruk devri yerleşmeleri arasında eşsizdir. Burada bulunan ve Geç Uruk kültürünün çok geniş bir alana yayıldığını gösteren yapı M.Ö. 2900-2700 yılları arasına tarihlenmiş ilk tunç çağı I.dönemine ait önemli bilgilere ulaşılan yapıda 4-1 tabakalarında ki korunmuş yapı kalıntıları, tek odalı konutlara aittir. Bu konutlar, dar ve çakıl döşeli sokaklara açılır. Yapıların arasında bodrum katı olan temelli bir yapı bulunmaktadır. Höyüğün orta kısmında bulunan yapının ise büyük bir ihtimalle "Kule ev"olduğu düşünülmektedir.


            İlk Tunç Çağı mimari tabakalarında bulunan çanak çömleğin omuz ve karın kısımlarında çapraz olarak devam eden mühür izleri görülür. Mülkiyet işareti olarak yorumlanabilecek bu mühürler oldukça basit kısmende zarif bir stilde yapılmış ve kır yaşamında çeşitli sahneler tasvir edilmiştir.


            Hassek höyükte bütün  yapı kalıntılarını kaplayan kül tabakası, buradaki yaşamın bir yangınla son bulduğunu gösterir.

            Yerleşmelerde günlük yaşamı ve ekonomik uğraşları yansıtabilecek silindir mühürler, amuletler, tunç ve pişmiş toprak iğneler, ağırşaklar, taş ağırlıklar, tezgah ağırlıkları tarz bakımından Uruk geleneklerini yansıtır.


            Hassek Höyük'te erken Sümerlerin oturduğunu kabul etmek için geçerli nedenler vardır.


Hassek Höyükte ki Uruk yerleşmesi olasılıkla ancak 100 yıl sürmüş ve yerleşme bir deprem sonucundu çıkan yangınla tahrip olmuştur.?[1]                 

 

 Kazı buluntuları (Şanlıurfa Müzesi)

 

Kazılarda, Kalkolitik (M.Ö.5500-3200) ve İlk Tunç (M.Ö.3200-2700) çağlarına ait temel kalıntıları, mühür baskılı ve baskısız pişmiş toprak kaplar, hayvan figürinleri, oyuncak araba tekerlekleri, koni şeklinde pişmiş toprak duvar çivileri, ağırşak ve boncuklar, silindir ve damga mühürler, riton perdahlama taşları, çakmaktaşı dilgiler, obsidyen kesici aletler, bronz iğneler, bilezikler, mızrak uçları, fildişi ve taştan yapılmış kolye taneleri, in-situ durumunda çok değerli renkli taş kolyeler, amuletler, kurşun takı parçaları bulunmuştur.

 

(Arkeo Atlas Dergisinden)

                                              

Hasek Höyük (Arkeo Atlas Dergisinden)

 

          Silindir mühür baskılı keramik kaplar üzerindeki çiftçi ve öküzlerin tasvir edildiği sahneler İlk Tunç Çağı insanlarının tarımsal yaşamlarını anlatmaktadır.

 

            Hassek Höyük Kazılarında Elde Edilen Eserlerin Yıllara Göre Dağılımı:


            1978 Yılı Kazıları : Kalkolitik Çağ'a tarihlenen, pişmiş topraktan hayvan figürinleri, kaseler, koni şeklinde duvar süsü çiviler (pişmiş toprak), ağırşaklar, boncuklar ve tekerleklerden oluşan toplam 17 adet envanterlik eser ele geçmiştir.


            1979 Yılı Kazıları : Çoğunluğu İlk Tunç Çağı'na tarihlenen ve mühür baskılı keramik parçaları, çakmaktaşı delici ve kesiciler, pişmiş toprak hayvan figürinleri, küçük kaplar, damga mühürler, kaseler, fincanlar, bakır baltalar, mızraklar, bronz iğneler, kemik kolyeler ve spatulalardan oluşan toplam 71 adet envanterlik eser ele geçmiştir.


             Kazı buluntuları (Şanlıurfa Müzesi)

            1980 Yılı Kazıları : Çoğunluğ Geç Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı'na ait pişmiş toprak vazolar, vazocuklar, ip delikli kaplar, emzik ağızlı kaplar, silindir mühürler, bronz iğneler, ağırşaklar, kolyeler, mühür baskılı keramik parçalarından oluşan 31 adet envanterlik, 275 adet etütlük eser ele geçmiştir.


            1981 Yılı Kazıları : İlk Tunç Çağı'na ait geçen yıllarda ele geçen eserlere benzer nitelikte 48 adet envanterlik, 982 adet adet etütlük eser ele geçmiştir.


            1982 Yılı Kazıları : Geç Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı'na ait 62 adet envanterlik, 234 adet etütlük eser ele geçmiştir.


            1983 Yılı Kazıları : Çoğunluğu Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı'na ait pişmiş toprak yüksek ayaklı meyvelikler, emzik ağızlı kaplar, testiler, testicikler, kaseler, çanaklar, çatı köşe kiremiti (Kalkolitik Çağ), ritonlar, hayvan figürinleri, taş mühürler, ağırşaklar, ok ucu ve mızrak ucu yapımında kullanılan çakmaktaşı çekirdekler, fimdişinden bir iğnekemik iğnelerden oluşan 67 adet envanterlik, 107 adet etütlük eser ele geçmiştir.


            1984 Yılı Kazıları : Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı'na tarihlenen ve geçen yıllardaki buluntulara benzer 72 adet envanterlik, 126 adet etütlük eser ele geçmiştir.

 

Hassek höyük planı

Hassek Höyük Kazı alanı

 

            1985 Yılı Kazıları : 35 adet envanterlik, 78 adet etütlük eser ele geçmiştir. Çoğunlukla İlk Tunç Çağı?na ait olan bu eserler önceki yıllarda ele geçenlerle aynı özellikleri gösterirler.


            1986 Yılı Kazıları : 7 adet envanterlik, 18 adet etütlük eser ele geçmiştir. Geçen yıllardan farklı olarak bu eserlerden bir kısmını Geç Roma Çağı?na ait sikkeler oluşturmuştur.

 

 Hasek Höyük'te Yapı molazları içinde ele geçen büyük baş hayvan betimlemeli kabartma parçalardan yapılan şematik canlandırma  (Arkeo Atlas Dergisinden)

 

 

Arkeologlar tarafından çizilen Hassek höyük sitesi

 

Hassek Höyükte Kazı çalışmaları

 

           1987 Yılı Kazıları : Tümü Kalkolitik Çağ'a ait koni şeklinde duvar süsü çivilerinden oluşan 29 adet envanterlik eser ele geçmiştir.


            1988 Yılı Kazıları: İlk Tunç Çağı'na ait 33 adet envanterlik eser ele geçirilmiş olup, bunların geçen yıllarda ele geçen eserlerle benzer oldukları görülmüştür.


          Kazıdan elde edilen eserler Şanlıurfa Müzesinde sergilenmektedir.

 

 

ÖREN YERLERİ

GAROZ HARABELERİ

 

            Siverek ilçesi, merkez Konurtepe Muhtarlığına bağlı Garoz harabeleri, Siverek ilçesinin 25 km. kuzey doğusunda, Diyarbakır ili sınırına yakın dağlık alandaki Garoz (Defere) Köyü'ndedir. Bazalt taşlarından inşa edilmiş yapı kalıntılarının bulunduğu Bizans dönemine ait bir yerleşmedir. Çoğu konut olan yapıların tamamı yıkılmış durumda olup bazı duvar ve temel kalıntıları ayaktadır. Bazalt duvarlar üzerinde haç kabartmaları dikkati çekmektedir.

 

            Bu antik yerleşmenin güney-batı yakınında kaya mezarlarından oluşan nekropolü yer almaktadır. Bu nekropoldeki kaya mezarlarından bazıları geçtiğimiz yıllarda köylüler tarafından açılmıştır.

 

HAÇGÖZ KALINTILARI

 

           Siverek İlçesi, Şekerli (Karacaviran) Bucak merkezine bağlı Haçgöz (Yeşilçat) Köyü'nde bazı yapı kalıntıları ve bazalt kaya zeminine oyulmuş büyük bir arslan kabartması yer almaktadır.


          Haçgöz Köyü'nün 1 km. güneyinde , arazideki bazalt blokları arasında 310 cm. uzunluğunda bir ana bazalt blok üzerinde sola doğru yürür vaziyette bir arslan kabartması yer almaktadır. Bu kabartmanın M.Ö.I. bin yıl Geç Assur dönemine ait bir orthostat taşı, ya da bir arslan heykeli taslağı olabileceği düşünülmüştür.


            Arslan kabartmasının hemen yakınında yer alan taşla örülmüş bir yapının ve köy içindeki benzer iki yapının içinden iskelet/kemik kalıntıları çıkarılmış olmasına dayanarak bu yapıların birer mezar yapısı olduğu düşünülmüştür.[2]

 

HELLOKENT MOZAİKLERİ

 

            Siverek İlçesi, Bucak (Beğdeş) Bucağı Taşıkara (Bitviran) Muhtarlığına bağlı Hellokent (Ermenli) Köyü'nün yaklaşık 1 km. kuzeyindeki bir tarlada V. yüzyıl Bizans dönemine tarihlenen geometrik desenli  bir döşeme mozaiği bulunmaktadır.*

 

SİVEREK VE ÇEVRESİNDE

ARKEOLOJİK YÜZEY ARAŞTIRMALARI

 

 GÖKTEPE HÖYÜĞÜ

 

Türü:

Höyük

Koordinat:

37° 34' K, 39° 00' D

Rakım:

800 m

Harita Pafta No:

N 42

Bölge:

Güneydoğu Anadolu

İl:

Şanlıurfa

İlçe:

Siverek

Köy:

Göktepe[3] 

Araştırma Yöntemi:

Yüzey Araştırması

 

            Şanlıurfa il merkezinin kuzeydoğusunda, Siverek yolu üzerinde, yolun doğusundadır. Woolley tarafından 1914 yılında saptanan bu yerleşme yerinde, Yunus'da bulunan Halaf Dönemi çanak çömleklerine benzeyen çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Höyüğün bu buluntuları, ASPRO'da 7. evreye konmuştur.[4]

 

ÇOMAK HÖYÜK

Türü:

Höyük

Koordinat:

37° 42' K, 39° 16' D

Rakım:

700 m

Harita Pafta No:

M 42

Bölge:

Güneydoğu Anadolu

İl:

Şanlıurfa

İlçe:

Siverek

Köy:

Gözelek 

Araştırma Yöntemi:

Yüzey Araştırması

Dönem:

İlk Orta

 

               Şanlıurfa İli, Siverek İlçesi'nin 3 km kadar güneybatısında, Gözelek Köyü'nün güneyinde, Harmanek Köyü'nun 2 km kuzeybatısındadır. 5 m yüksekliğinde ve 75 m çapında alçak bir tepedir; alt yarısının doğal bir yükselti olabileceği düşünülmektedir. Güneyinde bir akarsu yer alır, çevrede bazalt akıntıları mevcuttur. 1963 yılında, İstanbul Üniversitesi ile Chicago Doğu Bilimleri Enstitüsü'nün ortaklaşa gerçekleştirdikleri yüzey araştırması sırasında bulunmuştur. Olasılıkla Halaf, Halaf-Obeid geçiş evresi, Obeid sonrası 4. ve 3. bin buluntuları ele geçmiştir.[5]

 

TORAKKALE HÖYÜĞÜ

 

 Türü:


Höyük

Koordinat:

37° 47' K, 38° 57' D

Rakım:

470-520 m

Harita Pafta No:

M 41

Bölge:

Güneydoğu Anadolu

İl:

Şanlıurfa

İlçe:

Siverek

Köy:

Kazo [6]

Araştırma Yöntemi:

Yüzey Araştırması

Dönem:

Son

 

 

 

 

            Şanlıurfa il merkezinin kuzey-kuzeydoğusunda, Siverek İlçesi'nin batısında, Kazo Köyü'nün 2.5 km kuzeyinde, eski Fırat Nehri'ne bakan 40 m yüksekliğinde doğal bir tepe üzerindeydi. Atatürk Barajı göl suları altında kalarak yokedilen bu yerleşme, 7-10 m kalınlığında dolgu toprağına sahipti. En üstünde 20 m uzunluğunda bir düzlük vardı.

 

 

 

Kazı çalışmalarında çıkarılan Süs eşyaları (Şanlıurfa Müzesi)

Bu höyüğün özellikle kuzey yamacında çok sayıda eski çanak çömlek parçaları mevcuttu. 1977 yılında Aşağı Fırat Havzası Yüzey Araştırması kapsamında,                M. Özdoğan başkanlığında ekip tarafından saptanan yerde, koyu yüzlü açkılı, saman yüzlü, Uruk ince, Uruk kaba mal gruplarına ait parçalar toplanmıştır.[7]

 



[1] Manfred R.Behm-BLANCKE, "Hassek Höyük", Arkeo Atlas Dergisi, Sayı: 2, DBR yay. İstanbul 2003, s. 27-29.

[2] Fikri KULAKOĞLU., "Şanlıurfa M.Ö.I. Binyıl Merkezleri Yüzey Araştırması", 18.Araştırma Sonuçları Toplantısı 2. Cilt, Ankara 2001, s. 57-59.

* Bu bölümün metin kısmı Yrd. Doç.Dr. Cihat KÜRKÇÜOĞLU tarafından hazırlanmıştır

[3] Çaylarbaşı Nahiyesine bağlı Yoğunca Köyünün Göktepe Mezrasıdır.

[4] Savaş Harmankaya ve Diğerleri, TAY ( Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri) III. Klasör, Kalkolotik Bölümü, Ege Yay.

[5] Harmankaya , TAY ( Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri)

[6] Azıklı Köyüne bağlı Kazo (Erçek) Mezrasıdır.

[7] Harmankaya , TAY ( Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri)