SİVEREK SEVDASI 1

 SİVEREK SEVDASI 1

 Bir Kalkınma Mücadelesinin Öyküsü

 

 KOÇALİ AYMAZ

 

 KOÇALİ AYMAZ

1947 Siverek doğumluyum. Evli ve 6 çocuk babasıyım. Maliye teşkilatının çeşitli birimlerinde 15 yıl fiilen görev yaptıktan sonra 17 Mart 1985 tarihinde Suruç Malmüdürlüğü Muhasebe Servis Şefliği?nden istifa edip Siverek?te Serbest Muhasebecilik görevine başladım.

Siverek'te ilk toplu konut kredisi alan Şirinkent Yapı Kooperatifi?nin kuruluşunda ve yönetim kurulunda görevler üstlendim.

Aynı yıl 7 arkadaşımla birlikte, İl Özel İdaresi işbirliği ile Siverek Teneke Sanayi?nin kuruluşunda aktif görev aldım. 21 arkadaşımla birlikte 30 Ekim 1990 tarihinde Siverek'in il hakkının geri alınması ve her yönden kalkınması için Siverek'i İl Yapma ve Kalkındırma Derneğini kurarak, kurucu başkanlığını üstlendim. 15 Nisan 2012 tarihinde başkanlık görevini çok değerli dostum, kardeşim Muzaffer Bayram?a bıraktım.

           Siverek Sevdası isimli bu ilk kitabımda Siverek?te kısa sürede meydana gelen gelişmelerin izlerini sürmeye çalıştım. Derneğimizin bu çalışmalardaki katkılarını, çabalarını belgeleriyle göstermeye gayret ettim. Özellikle ?saklı cennet? diye adlandırdığım kentimizin Fırat vadisindeki tarihi ve doğal güzelliklerin turizme kazandırılması için yoğun çalışmalar içindeyim. Önümüzdeki yıllarda bu bölgenin turizmin merkezi olacağına tüm kalbimle inanıyorum.

 

 SİVEREK İL OLACAK


Aldılar bizden bizi, statümüz değişti,
İl olma isteğimiz, asumana erişti,
Urfa?yla yok bir sorun, sorun statümüzde,
Adımız yukardayken, aşağılara düştü.


Bu günün şehri değil, tarihlerden gelmeyiz,
Cesaret kanımızda, korku nedir bilmeyiz,
İl olma heves değil, bizim geçmişimizdir,
İl olmazsak yeniden, asla gülmeyeceğiz.


Taşı karadır diye, talihi kara değil,
Saygı duy geçmişine, tarih önünde eğil,
Kazaya uğrattılar, Siverek ilimizi,
Yeniden il yapmaktır, Sivereklide meyil.


Siverek il olacak, Siverekli gülecek,
Tarihteki yerini, tekrar şenlendirecek,
Uzak olmasın diye, harcanan tüm çabalar,
Türkiye Sivereği, il olarak bilecek.

Sinan Karakaş

 

 SİVEREK: FIRAT VADİSİNİN MERKEZ ŞEHRİ

Prof. Dr. İhsan SEZAL

Siverek, bir bilinmeyen yer..bir unutulmuş, bir türlü hatırlanmak istenmeyen; aslında nice zenginliklere sahip bir ?merkez şehir?.

Siverek?in nasıl bir ?merkez şehir? olduğunu anlamak için Türkiye haritasına bir bakmak lazım. Siverek, Şanlıurfa?nın üst  sağ köşesinde Diyarbakır? a yakın bir yerlerde. Harita?ya bakan dikkatli bir göz hemen şunu fark edecektir: Siverek, Fırat vadisinin adeta merkezinde bir konumdadır. Bir tarafta Adıyaman, bir tarafta Diyarbakır ve zaten hemen güneyde Şanlıurfa ile Mardin. Tam bir kesişme noktası. Tam bir buluşma merkezi.

Bu konumun bizatihi kendisi çok şeyler söylemektedir. Siverek: bilmeyenlerce dönüp bakılması, keşfedilmesi gereken bir ulu şehir. Neden mi? Çünkü bu konum inanılmaz gizli zenginlikler barındıran bir coğrafyaya ve bu coğrafyanın merkezindeki şehre, yani Siverek?e ait. Siverek?i merkez olarak aldığınızda her yöne doğru keşfedilmeyi bekleyen hazinelerle, zenginliklerle karşılaşmamak mümkün değil.

Kış turizmi ve kış sporları mı? Biraz ötede Karacadağ tam bir firsatlar ve şölen yeri. Her ne kadar bunu sağlayacak imkanlara istenilen seviyede henüz sahip değilse de.

Su sporları mı? Hemen yanı başında ki  Atatürk Barajı  neler sunmuyor ki? Siverek?i merkez edinip kullanılmayı bekleyen tam bir hazine.

Siverek, doğa yürüyüşünden dağcılığa kadar uzanan bir keyifler coğrafyası. Ve bu özellik inanılmaz tabiat güzelliklerini saklıyor koynunda.

Siverek, kendini kuşatan bu fırsat ve imkanları; şehrin içindeki tarih ve soyut kültür mirası ile daha da zenginleştirmektedir.

Siverek, yüzyılların doğa ve insan tahribine göğüs geren kalesi ile sembolleşirken; birer mimari abidesi olan camileri, hanları, çeşmeleri, konak ve düz damlı evleri ile bir ?açık hava müzesi?dir.

Bir Safranbolu, bir Beypazarı gibi keşfedilmeyi bekleyen Siverek; bu keşfedilmeyi hızlandıracak vizyon sahibi yöneticilerini de hiç mi hiç unutmayacaktır.

Merkez şehir Siverek, zenginlikleri ve güzellikleri ancak kalınırsa  fark edilecek bir şehirdir. Bir şiirimde resmettiğim gibi.

 

 SİVEREK?TE YAZ GECELERİ

Gök kubbeyi yorgan yaptık
Yaz gecesi üstümüze
Pul pul oldu da döküldü
Yıldızlar hep üstümüze

Renklerden maviyi seçtik
Sükutu ördük tezgahta
Kuruldu bir mavi dünya
Ve biz o dünyaya göçtük

Gözler mavide eridi
Maviyle arındı ruhlar
Tel tel çözüldü bulutlar
Ve gönüller O?na erdi

İşte Siverek böylesine büyülü bir şehir. Bütün bir Fırat vadisine buradan açılmak ve daha da büyülenmek için Siverek keşfedilmeyi bekliyor.

 Prof. Dr. İhsan SEZAL
Dekan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi,
İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü

 

 BİR SİVEREK SEVDALISI

Bir insan bu kadar mı Siverek sevdalısı olur? Bu kadar mı adar kendisini inandığı davaya? Ve bu kadar mı, kararlılıkla; yılmadan, usanmadan günlerini, aylarını, yıllarını bunun için harcar? Siverek için, Siverek?in vilayet olması için üç çeyrek yüzyıllık rüyanın gerçekleşmesi için.

Koçali Aymaz?ı tanımam tam da bu vesileyle oldu. Yıllar yıllar önce..ve aynı şekilde devam ediyor. Artık iki ismi birbirinden ayrı düşünemiyorum: Koçali Aymaz ve Siverek veya Siverek?in vilayet olması ile Koçali Aymaz

Bu değerli dost, Benim çocukluğumdan beri bir parçası olduğum hikayeyi  bütün boyutları ile kaleme almış: Siverek neden vilayet olmak istiyor? Bunun için kimler ne sözler verip, ne vaatlerde bulunup sonra nasıl unutmuşlar o sözleri, o vaatleri. Özellikle de politikacılar..politikacılar.

Bütün bunları ve bunlarla birlikte Siverek?in diğer bilinmeyenlerini Koçali Aymaz elinizdeki bu kitap ve takip edeceklerde anlatıyor.

Farklı bir üslup ve anlatımla kaleme alınan ? Siverek Sevdası I ?  okuyanı zamanlar arası bir seyahate çıkarıyor gibi. Celal Bayar? dan Turgut Özal?a, Ecevit?ten Demirel? e ; arada bir yığın bakan ve milletvekili; kimler yok ki bu  ? Siverek?in Vilayet Olma Filmi?nde.

? Siverek Sevdası I ? sadece bir vilayet olma serencamını anlatmıyor; aynı zamanda Türkiye?nin nasıl bir ? siyaset kültürü? ne, nasıl bir ? yönetim anlayışı ? na sahip olduğuna dair önemli ip uçları da veriyor.  

Siverek?in bu vazgeçilemeyecek sevdasını geçmiş mücadeleyi bilerek bilinçli bir şekilde sürdürmek gerekiyor. ? Siverek Sevdası I ? işte bunun için de çok önemli ve bunun için tekrar tekrar başvurulacak bir belgesel.

Koçali Aymaza? a bize böyle bir belgesel kitap kazandırdığı için teşekkürlerimi sunarken devamını da merakla beklediğimi belirtmek isterim.

Siverek er veya geç hak ettiği menzile varacaktır. Her ne kadar yolun bir hayli engebeli olduğunu bu kitapta görmüş olsak bile.

 

Prof. Dr. İhsan SEZAL
Dekan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

 

 SUNUŞ

Yarım asrı aşkın zamandır gerek SİVİL-DER çatısı altında ve gerekse bireysel olarak katıldığım/başlattığım çalışmalar halkımızın çoğunluğunun takdirini kazanmış, bu da beni sevindirmiş ve mutlu etmiştir.

Gerek 1985 yılında SİVİL-DER?deki aktif görevimde, gerekse günümüze kadar içinde bizzat yer aldığım bireysel ve kolektif çalışmalarda tek bir amacım vardı: ?Siverek?te birlikte çalışma bilincinin gerçekleşmesine katkıda bulunmak.

Geçen zaman içinde Siverek?te meydana gelen gelişmelerde derneğimizin çalışmalarının, önerilerinin ve fikirlerinin izlerini görmemek mümkün değildir. Birlikte çalışma bilincinin ve sivil toplum örgütlerinin gücüne hep birlikte şahit olduk, oluyoruz.

Dernek çalışmalarımızda çözülmesini istediğimiz sorun ve yapılmasını talep ettiğimiz yatırımlarla ilgili görüşme ve müracaatları basın huzurunda, kameraların önünde yaparak olumlu veya olumsuz bir sonuç alıncaya kadar takip etmeyi olmazsa olmaz prensip olarak görüp uygulamaya gayret etik.

Halkımızın yararına yapılan ve takdirle karşılanan tüm çalışmaların gerçekleşmesinde; SİVİL-DER kuruluşunda, yönetim kurulunda görev alan dostlara, faaliyetlerde emeği geçen, fiilen içinde yer alan, destekleyen, katkıda bulunan bütün dostlara, basın mensuplarına ve hemşerilerimize ayrı ayrı sonsuz teşekkürlerimiz bir borç biliyorum.

Çalışmalarımıza manevi destekleriyle bizlere moral verip teşvik eden, bu belgesel eserin hazırlanmasında desteğini esirgemeyen değerli yazarlarımızdan Sayın Kemal SİYAHHAN?a, çok teşekkür ediyorum.

Yıllardır hep yanımızda olan, desteğini hiçbir zaman bizlerden esirgemeyen, yazdığımız makalelere ve yaptığımız yayınlara sürekli emeği ve fikirleri ile katkıda bulunan, bu kitabın hazırlanmasından yayınlanmasına kadar gönülden emek veren, sahiplenen ve katkılarını esirgemeyen sevgili dostum, kardeşim, kentimizin yetiştirdiği değerli yazarlarımızdan Sayın Rıfat MERTOĞLU?na gönülden teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Yayınlanan bu belgesel kitap İrfan arşivinden yararlanılarak hazırlanmıştır. İrfan Gazete ve Matbaası sahibi Mehmet Güyüç ustaya, çalışanlarına ve kapak tasarımı için sevgili Abdullah Lale?ye çok teşekkür ediyorum.

Kıymetli yazıları ile bu çalışmaya değer katan, örnek bilimadamı hemşerimiz, TOBB Üniversitesi Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan SEZAL?a, SİVİL-DER?in basın danışmanlığı görevini yıllarca sürdüren Gazeteci Yazar Sayın Mehmet Şükrü DOLAŞ?a, SİVİL-DER Başkanı ve yazar Sayın Hasan BAYDİLLİ?ye çok teşekkür ediyorum.

Kentimizin gelişip, kalkınması, çağdaş kentler arasına girmesi, insanlarımızın iş sahibi olup milli gelirden daha fazla pay alması, huzur ve refah içerisinde yaşaması için yarım asrı aşkın süredir yaptığım sosyal çalışmaları gerçekleştirebilme ortamını hazırlayan fedakâr oğlum Hacı Murat?a gönülden teşekkür ediyorum. Yüce Allah ondan razı olsun. SİVİL-DER çalışmalarında aktif hizmet eden oğlum Ünal, Serkan, Özkan, Gökhan?a, bu çalışmalarda beni, fedakârca destekleyen kahrımı çeken eşim Sevim AYMAZ?a ve önemli katkıları nedeniyle gelinim Meral Gümüş Aymaz?a da çok teşekkür ederim. Elif Matbaası sahibi ve çalışanlarına katkıları için şükranlarımı sunuyorum.

Bu eser SİVİL-DER?in kurulduğu 30 Ekim 1990 tarihinden 31.12.1993 tarihine kadar olan faaliyetlerden kesitleri kapsamaktadır. 

SİVİL-DER? deki görevimi bıraktığım 15 Nisan 2012 tarihine kadar geçen zaman içersinde yapılan çalışmaları da ömrüm yeterse hazırlayıp yayınlamayı düşünüyorum. Eğer bu düşümü gerçekleştirme imkanı bulursam, Siverek?in kalkınma ve il olma mücadelesi sanırım 10 kitaplık bir belgesel olacak. Takdirlerinize sunar selam ve sevgilerimi arz ederim.

Koçali AYMAZ

 

 KOÇO ABİNİN ?SİVEREK SEVDASI?

Biz Sivereklilerin sevgili Koço abisi?

Bu aslında gecikmiş bir yazıdır. Gecikmiş bir yazı diyorum çünkü yıllar önce yazılması gereken, hayatın zorlu kıskaçları yüzünden bugüne, Siverek Sevdası?nın yayına hazırlandığı günlere kalan bir yazı.

Bir kenti sevmek, bir kente sevdalanmak en güzel sana yakışıyor Koço abi. On beşinde yakışıklı bir delikanlının amatör mücadele ruhuyla Siverek için hep koştururken hatırlanıyorsun, ben öyle hatırlıyorum seni.  Kentimizin kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan kalkınması için harcadığın çabalara yakından tanık olmuş biriyim. İyi ki birlikte çalışma olanağı bulduk, Siverek?in küçelerini, mahallelerini, köylerini beraber gezme fırsatımız oldu. İyi ki Darağon?dan Divan?a, oradan Takoran?a, Nigit?ten Fırat?a, Ketine?ye, Hop?a, Karacadağ?ın doruklarına, Mızar?a birlikte gitmişiz. Yıllarını, maddi, manevi gücünü Siverek?in her yönden kalkınması için severek seferber eden sevgili Koço abi, sen Siverekli gençlere de iyi bir örnek oldun aslında.

Dedim ya bu aslında gecikmiş bir yazıdır, kusura bakma. Sen, Siverek?te sigaranın zararlarını anlatmak için geceleri kahve kahve dolaşırken yazacaktım bu satırları; okuma alışkanlığının kazandırılması için gençleri salonlara doldururken, Şire üzümü etkinliklerini, şiir gecelerini, tiyatro etkinliklerini düzenlerken. Mahkeme salonlarında Sivereklilerin il olma mücadelesini verirken.

?Siverek Sevdası? ismi ne güzel yakışıyor sana. Değerli okuyucular bu kitabı incelerken, Sivereklilerin coşkusunu ve hayal kırıklıklarını da birlikte okuyacak. İl sözü veren siyasilerin; cumhurbaşkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını, milletvekille-rinin, siyasi parti başkanlarının seçimlerden sonra nasıl çark ettiklerine, Siverek?in il olma hakkının gizli güçler tarafından nasıl engellendiğine de tanığı olacaklar. Her an il olmayı bekleyen bir kentin halkının heveslerinin nasıl kursaklarında bırakıldığını acıyla öğrenecekler. Daha da önemlisi yüreği sevdayla çarpan insanların mücadele öyküsüyle tanışacaklar.

Koço abi ve onunla birlikte Siverek?in kalkınması için zorlu yolculuklara çıkan tüm dostların anısına,

Siverek sevdasıyla yanıp tutuşan tüm samimi yüreklere saygıyla.

Rıfat MERTOĞLU

Yazar

 
 
 

SEVDA

İnsan, bir şehrin gelişmesine, yücelmesine kendini vakfedebilir mi diye hep düşünürüm.

Bazen bu yola baş koyan insanlar çıkabilir. Ailesinden yaşamın-dan büyük ödünler verme pahasına, hatta şehrin kaskatı bazı doğruları, evrensel doğrularla örtüşmemesine rağmen yapabilir.

Koçali Aymaz'a bu anlamda hayranlık duyma-mak mümkün değil; çünkü inanılmaz ve kırılmaz bir azimle bunca mücadeleyi vermiş, STK'lar oluşturmuş, örgütlü mücadelelere kalkışmıştır.

            Geçmişten günümüze izlediği yolun ne denli meşakkatli ve yoran yapısını bilen biri olarak onu canı gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışma izledigi yolun belgesi niteliğinde-dir...                

                                                               
                                                                                            Kemal Siyahhan Yaza

 

 SİVEREK SEVDASI KİTABI ÜZERİNE

Sevgili Okurlar,

Eli kalem tutan, her insanın yüreğine memleket sevgisi aşılanırsa inanıyorum ki; o memleket Cahit Sıtkı Tarancı?nın? Memleket İsterim? şiirinde hayal ettiği bir meleket olur. Birçok kentte eli kalem tutan çok, ama yüreği memleket için çırpınan az olur.

 Koçali Ağabeyim yıllarca yüreğinde ki memleket sevgisini pratiğe indirip bir mücadele meşalesi oldu. Yüreğindeki o kocaman memleket sevgisini çevresinde olan bizlere de çalışmalarıyla, mücadelesiyle aşıladı.

Yazılmış bir kitap için neler yazılabilir diye çok düşündüm. Siverek Sevdası kitabı için ben şiirsel bir şeyler yazmaya çalıştım. Memleketi sevmek herkese şiir tadında nasip olmaz. Siverek sevdalılarının mücadelesinin anlatıldığı kitap için ben de şiirsel birkaç kelime karalamaya çalıştım.

            Teşekkürler Koçali Ağabey bu kitapla tarihe tanıklık yaptığın tarihe not düştüğün için binlerce teşekkür?

Bazı sevgiler anlatılmaz yaşanır. Bazen insan cellâdına bile sevdalanır. Bir gün değil her gün ölümü bile olsa insanoğlu ölümüne sevdalanır, Siverek sevdası böyle bir sevdadır.

Üç beş gün uzak kalsam bu şehirden bir sevgiliye kavuşma sevinci ve hasreti dolar yüreğime. Bu kadim şehrin üç kapısından gireceğim anı iple çekerim. Ta uzaklarda görünürse gözlerime Gâvur kalesi yüreğime dolar çocukların masum ve çıkarsız sevgisi. Yıllardır görmediğim bir sevenimi görmüş gibi olurum.

Beni sevindiren nedir? Diye sorarım kendime. Ne bağlarım, ne bahçelerim var bu şehirde. Beni böylesine ölümüne bağlayan ne? Bu şehre.

Çocukken taş zeminli sokaklarında (tılo, çıre, deleme, kolçi kaçakçı) oyunlarımı babamın ırgat olarak bel vurduğu üzüm bağlarını. Ergenlik çağımın esmer sevdası mı? Kız arkadaşıma hediye ettiğim kemik saç tarağı, yoksa demir saç tokası mı? İhanet yüklü acı sevda sözleri mi? İhanet? Terk edilmişlik... Acılarının şerbetini içtiğim bu kadım şehri. Nasıl böyle delice sevdiğimi bilmedim. Galiba bilmeden öleceğim ve toprağına gömülmeyi vasiyet ettiğim bu şehir. Yüreğimde öldürücü bir sevdanın adıdır. Bazen insan cellâdını sever. Galiba benim Siverek sevdam şizofrenik bir sevda. Yani Deliye Bağdat?ın sorulmadığı gibi? Evet bir memleket sevdalısının sevdası başka nasıl anlatılır bilmiyorum.

 

Mehmet Şükrü DOLAŞ
Yazar

 

 EMEK EN YÜCE DEĞERDİR

            İnsan yaşamındaki gaye ve umut kişilerin arzu ve isteklerine göre değişken ve sınırsızdır. Kimi para kazanmak ister, kimi mevki ve makam, kimi şan şöhret, kimi de Koçali AYMAZ Bey gibi ille de Siverek der ve bu sevda ile yanıp tutuşur.

            Yıllardır Siverek sevdasını her platformda dile getiren, hayallerinde yaşattığı ve hep umut ettiği Siverek?in il olma mücadelesini tek başına bir ordu gibi gündemde tutan ikinci bir Siverekli görmedim açıkçası?

Sadece Siverek?in il olması değil, Siverek?in sosyal, kültürel, eğitim, turizm ve ekonomisinin de gelişimine yönelik gayret ve çabalarını yakinen gördüm Koçali Bey?in. Ancak ne yazık ki birçok yerde yalnız ve tek başına kaldığına şahit oldum, üzülerek?

            Her Sivereklinin arzuladığı ve hayal ettiği çağdaş insan haklarına dayalı yaşam kalitesine ulaşabilmek için mücadele etmeli, toplumun gelişmesi ve kalkınmasına yönelik yükümlü olduğumuzu unutmamalıyız. Ancak,maalesef kendi yaşam koşullarımızın iyi olması için mücadele ederken bulunduğumuz toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yönden gelişmesi için yeteri kadar çaba sarf etmiyoruz.

5000 yıllık bir yerleşim yeri olan Siverek?in değişen dünya ve değişen Türkiye koşullarına göre bilimsel teknolojiden, çağdaş yaşam standartlarına, düşünsel ve ifade özgürlüklerinden, birey ilişkilerine, ticari yatırımcı güvenliğinden hak ve özgürlüklere kadar ne yazık ki tamamen nasiplenememiştir. 

Bu konuda özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarına büyük görevler düşmekte, Siverek?in her alanda gelişmesine yönelik, herkesin üzerine düşen görevi yerine getirerek, sosyal toplum bilinci oluşturulmalı ve bu anlamda ciddi adımlar atılmalı diye düşünüyorum.

            Bu konuda üzerine düşen görevi yerine getirerek, kendinden önce Siverek için yaşayan Sayın Koçali AYMAZ?ın yapmış olduğu hizmet, vermiş olduğu emek ve çalışmaların gelecek nesile ışık tutacağı kanısındayım?                                  

 

Hasan BAYDİLLİ

Yazar                                     

 

 ÖSKEMİŞEM

Ağan çoh, zengının çoh
Ohıyanın daha çoh
Böyık şehre gittiler
Sehen ışıh tutan yoh
Evin yıkıla felek
İl olasan Siverek

Meral Dalaman


TURGUT ÖZAL?LI YILLAR

Merhum Turgut ÖZAL seçimi kazandıktan sonra ülke kalkınması için süratle çok çeşitli ve önemli projeleri hayata geçirmeye başladı.

Karizmatik bir lider olan Özal döneminde, ülke genelinde köprüler, barajlar, oto yollar  inşa edilmeye başlamış, köylere, mezralara kadar elektrik götürülmüştür. Bir yandan önemli yatırımlar yapılmaya başlamışken, diğer yandan vatandaşlar kendileri için yeni olan serbest ekonomi sistemi ile tanışmıştır. Yine bu dönemde köyler ilçe, ilçeler il yapılıyor, insanların kazanma hırsı, daha iyi yaşama özlemi gün geçtikçe artmaya başlıyordu. İşin aslı kazanım adına eskiye göre yepyeni düşünsel önemli değişimler meydana geliyordu.

KENT KALKINMASI GÖRÜŞMELERİ

Bütün bu gelişmeler ışığında eksik ve yetersiz bulduğum konular beni rahatsız ediyordu. Bir şeylerin yapılması gerektiğini düşünüyordum, ancak devlet memuru olduğum için yenileştirme değer katma anlamında bir çalışma yapma imkanına sahip değildim. Mart 1985 yılında devlet memurluğundan istifa ederek serbest çalışmaya başlayınca bir yandan kendi işimi kurup geliştirmeye çalışırken diğer taraftan sevgili dostum Alaettin İSTEGÜN ile kentimizin gelişimi konusunda fikir alışverişinde bulunduk.

Başlangıçta halka açık bir şirket kurarak un, makarna ve bisküvi fabrikası kurma kararı aldık, düşüncemizi dost ve arkadaşlarımızla paylaşmaya başladık. Çoğunlukla iki kardeşin birlikte iş yapamadığı Siverek?te böyle bir yatırımın mümkün olmadığı görüşü, üzerimizde baskı oluşturdu ve bu düşünceden vazgeçtik, buna rağmen neler yapabiliriz diye düşünsel alışverişimiz devam etti.

Gelişime açık, yatırımcılara teşviklerin yaşandığı bu dönemde toplu konut kooperatiflerine krediler veriliyordu. Kentimizde bir konut yapı kooperatifi kurma kararına vardığımızdan konuyu çevremizdeki dostlarımızla paylaştık, çok olumlu karşılanınca 1985 yılında kooperatif kurma çalışmalarına başladık. S.S. Şirin Kent Konut Yapı Kooperatifi?ni kurup üye kabulüne bile başladık. 72 ortaklı kooperatif için arsa alındı, 6 blok ve 72 dairelik proje çizildi ve toplu konuttan kredi alınarak kooperatif inşaatına başlandı. Ancak, 1988 yılında kooperatifin yönetim kurulundan ayrıldım.

ŞİRİNKENT Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu?nun başarılı çalışmaları sonucunda inşaat bitirildi ve konutlar sahiplerine teslim edildi. İnşaatın başarılı yürütülmesi örnek olmuştu ve kentimize resmi ya da özel konut kooperatiflerinin sayısı her geçen gün artmış modern konutlaşma yönünde teşvik edici işlevini görmüştü.

SİVEREK?İN İL OLMA KONUSU

1987 yılında Kaymakam Sayın Dağıstan KILIÇASLAN, Siverek?in ileri gelenleri ile kurduğu ?SİVEREK?İ İL YAPMA KOMİTESİ?nin son toplantısına sevgili dostum Alaettin İSTEGÜN ve merhum Av. Ali KADİRAĞAGİL?le beraber ben de katıldım. Yapılan görüşmeler sonunda il ve ihtiyaçlar raporu hazırlama görevi Av. Ali Kadirağagil, ile bana verdi.

Av. Ali KADİRAĞAGİL ile birlikte resmi kurumlara yazılar yazarak detaylı bilgiler toplamış ve iki ayrı raporun yazımına başlamıştık. Birinci rapor, Siverek?in il olması, ikinci rapor ise ?Siverek?in ihtiyaçları? konulu rapordu, ancak ne yazık ki Siverek?i il yapma komitesi bir daha toplanamadı. Buna rağmen hazırlanan raporlar milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR, Alaettin İSTEGÜN, Av. Ali KADİRAĞAGİL, Mehmet Hilmi AYAYDIN ve bir grup hemşerilerimizle birlikte 1987 yılında Urfa?ya gelen başbakan Turgut ÖZAL?a verilerek Siverek?in il talebinde bulunulmuştu. Ancak merhum ÖZAL, il konusunun gündemlerinde olmadığını, bunun yanı sıra  ?ilçe olmasını istediğiniz bir yerleşim yeri varsa bana bildirin sizlere bu konuda yardımcı olayım.? demişti.

SANAYİ YATIRIMI

Şirinket Konut Yapı Kooperatifi devam ederken Sayın İSTEGÜN ile Siverek?te bir sanayi tesisinin kurulması halinde kentimizde yatırımların teşvik edilebileceği düşüncesine vardık, bu anlamda dost ve arkadaşlarla görüşmeye başlamıştık bile. Sayın İSTEGÜN Vali Sayın Alpaslan KARACAN?dan randevu alması üzerine, Alaettin İSTEGÜN, Mehmet Hilmi AYAYDIN, Av. Ali KADİRAĞAGİL, Ecz. Medet ABBASOĞLU, Eyyüp Oktay FIRAT ve Mehmet TUNÇKAŞIK?la ben Urfa?ya giderek Sayın vali beyle görüştük ardından teneke sanayi tesisi kurmaya karar verdik.

Kurulacak Anonim Şirket?in (AŞ.) %51 hissesi Sivereklilerin, %49?u da İl Özel İdaresi?nin olması konusunda mutabakata varıldıktan sonra şirket kurma çalışmalarına başlandı ve ?SİVEREK TENEKE SANAYİ A.Ş. (SİVTENSAN ) kuruldu.

 Sivereklilerin pek rağbet etmemesi üzerine şirketin %65 hissesini İL özel İdaresi, %10 hissesini Urfa?da ikamet eden hemşerimiz Cihat GÜRÜZ, %1?ini Siverek Ticaret ve Sanayi Odası, %4?ünü de Siverek Belediyesi aldı. Geriye kalan %20?sini yaklaşık 100 hemşerimiz almış oldu. Ancak SİVTENSAN A.Ş.  üretim faaliyetinde başarılı olamadığından sanayide teşvik edici olacağına caydırıcı olmuş oldu.

41 EVLER YAPI KOPERATİFİ

İş adamı dostum merhum Mahmut ŞEKER ile yaptığımız sohbetlerde Siverek?te yaşanan 1979 -1980 olaylarından önce 107. Topçu Alayı?nın yukarısındaki bölgede S.S. 41 Evler Konut Yapı Kooperatifi?ni kurduklarını, aldıkları arazinin ifrazını yaptıklarını ve 41 konut için parsellediklerini, olaylar başladıktan sonra başkan ile ortakların çoğunun kenti terk ettiklerini söylemişti.

            Kooperatifin faaliyete geçirilmemesi halinde 107 Topçu Alayı?nın o tarafa doğru genişleme ihtimalinin olduğunu bu gerçekleşirse kentimizin o bölgeye doğru yapılaşmasının önünün kapanacağını bu nedenle de kooperatifin acilen faaliyete geçirilmesi gerektiği görüşüne varıldı.

Kooperatifin faaliyete geçirilmesi çalışmalarına başlayarak İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü ile yaptığım görüşmeler sonucunda gerekli işlemler yapıldı. Kooperatifin faaliyete geçirilmesi gerçekleştirilerek 41 Evler Kooperatifi?nin eski ortaklarına ulaşan yeni Başkan Mahmut ŞEKER, hisselerini satanların yerine yeni ortaklar alıp kooperatif inşaatına başladı ve bitirildi.

SİVEREK?TE PASAJLARIN İŞYERİNE DÖNÜŞÜMÜ

Mehmet TUNÇKAŞIK ve arkadaşları tarafından Alaettin İSTEGÜN?ün girişimi ile tarihi Hacı Abuzer Hanı, tarihi Kirazların Hanı, ayrıca Çeribaşı (Sulu ) Camii bitişiğindeki Kontaş Hanları satın alınıp pasajlar yapılarak işyeri ihtiyacı karşılanmaya başlandı.

Kentimizdeki işyeri esikliğini gidermeye çalışan dostlarımızın Hacı Abuzer ve Kontaş Pasajları çalışmalarında, elimden gelen desteği vermeye gayret ettim.

BELEDİYE BAŞKANLIĞI ARA SEÇİMİ VE İL DAVASI

Mart 1989?da yapılan mahalli idareler seçiminde belediye başkanlığına 2. kez merhum Abdulkadir ODABAŞI seçilmiş, göreve başlamadan vefat etmişti. Bu nedenle yasa gereğince ara seçimlerin 6 ay sonra yapılması gerektiğinden, Eylül 1989 başında ara seçimlerin yapılması için partiler propaganda yapmaya bile başlamıştı. CHP?den merhum Abdulkadir ODABAŞI göreve başlamadan vefat ettiğinden oğlu M. Lami ODABAŞI, ANAP?tan ise Alaettin İSTEGÜN aday olmuştu.

Milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR Cumhurbaşkanı merhum Turgut ÖZAL ile görüşmüş ve ?Siverek?i il listesine aldım, belediye başkanlığını alırsanız Siverek?i il yaparız.? demişti.

ANAP adayı Alaettin İSTEGÜN, ?Beni seçin Siverek bir yıl içerisinde il yapılmazsa istifa ederim? demişti. Bu söylem üzerine seçim çalışmalarına ANAP adayı ile birlikte seçim çalışmalarında etkin görev almıştım.

Bayındırlık bakanı ?Siverek?te yaptığı konuşmada adayımızı seçin, bütün caddelerinizi asfalt edeyim.?, ?Enerji bakanı Fahrettin KURT, adayımızı seçin, elektrik tesislerinizi yer altına alayım.? şeklinde önemli vaatler vermişlerdi.

            Bu arada Diyarbakır, Siverek Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kerim KIRAN, Yönetim Kurulu üyeleri ve Dr. Zülküf HAMİDANOĞLU Siverek?in il olması için gelmiş ANAP adayı Alaettin İSTEGÜN?ün seçilmesi için siyasi partilerle yoğun görüşmeler yapmışlardı.

            Yapılan seçimlerde babası belediye başkanı seçildiği halde göreve başlamadan vefat eden CHP adayı M. Lami ODABAŞI Belediye Başkanlığına seçilmişti.

Sonuç olarak Siverek?in il olma şansını yine Siverekliler elinin tersi ile geri itmişlerdi.

DEVLET BAKANI VE HÜKÜMET SÖZCÜSÜ HASAN CELAL GÜZEL?İN İL SÖZÜ

1987 yılında yapılan milletvekili seçimleri için Siverek?e gelip Cumhuriyet Caddesi?ndeki Hüseyin DAVUDAN?ın kahvesinde halka hitaben konuşma yapan Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Hasan Celal GÜZEL Sivereklilerin tezahüratları eşliğinde söyle demişti.

?Üç tane pırlanta gibi adayınız var. Üçünü de seçip meclise gönderin sizin şehrinizi il yapacağız.? demişti. Yapılan seçimde üç adayımız da seçilmişti; ancak bakan Hasan Celal Güzel Siverek?in il olması için hiçbir çalışma yapmamıştı. (İrfan Gazetesinin 23 Ağustos 1991 tarih ve 2426 sayısı)

YENİ İLLERİN KURULMASI

Merhum başbakan Turgut ÖZAL göreve çok hızlı başlamışken, ülkede önemli yeniliklere imza atmış her yer inşaat alanına dönüşmüştü, o güne kadar görmediğimiz bir hızla çalışmalar yürütülüyordu. Alışılmadık yatırımlar ardı ardına yapılıyordu.

Bu çalışmalar arasında 15.6.1989?da Aksaray ile Karaman ilçelerinin, 21.6.1989?da Bayburt?un, 17.8.1989?da Kırıkkale?nin, 16.5.1990?da iç güvenlik nedeniyle Batman ve Şırnak?ın il yapılmasının yanında 1980 - 1990 yılları arasında 163 köy ilçe yapılmıştı.

Özal hükümetinin illerde yaptığı önemli yatırımların yanında köylerin ilçe, ilçelerin de il yapılması düşüncelere sevk etti beni.

 ?Neden Siverek de il olup istenen ve arzulanan yatırımları alarak gelişmesin??

?İnsanlarımız neden milli gelirden daha fazla pay almasın??

?Yatırımlar yaparak işsizliğin önüne neden geçilmesin??

?Kent kültürü almış insanımızın ve değerlerimizin göç etmesinin önüne neden geçilmesin??

Benzer soruları kendime sormaya başladım, Siverek?in her yönü ile gelişip kalkınmasının yanında katma değer yaratmasının tek çaresinin Siverek?in il olması gerektiğine inanarak bir makale yazmaya karar verdim. İşte o makale:

                                  UMUT

            İnsanların arzu ve istekleri sınırsızdır, bazen buna ego, açgözlülük, doyumsuzluk gibi benzer sözler yakıştırılır; ama bir de toplumsal yararlar adına arzu ve istekler vardır ki bunlar insanın istediği gibi gelişip sonuçlanmazsa bu anlamda üzüntüye dayalı hayal kırıklıkları, moralsizlikler, motivasyon, bozukluğu gibi durumlar ruhsal anlamda ortaya çıkabilir

            Genelde rüyalarımızı süsleyen, hayallerimizde yaşattığımız, hep umut ettiğimiz ve arzuladığımız güzel ve rahat yaşama ulaşmak çok çalışmakla olur, diye düşünürüz. Bazen böyle olsa da çalışmaların önünde sürekli engeller de olabiliyor ve bu engelleri kaldırmak o kadar kolay olmayabiliyor.

            Her fert arzuladığı ve hayal ettiği çağdaş insan haklarına dayalı yaşam tarzını yaşayabilmek için mücadele ederken toplumun gelişmesine ve kalkınmasına, güçlenmesine yardımcı olmakla yükümlü olduğunu unutmamalıdır; çünkü bireyin gelişmesi toplumun gelişmesini getirir.

            Birey olarak kendi yaşam koşullarımızın iyi olması için mücadele ederken bulunduğumuz toplumun ekonomik ve kültürel yönden gelişmesi için yeteri kadar çaba sarf etmiyoruz. Ekonomik yönden gelişmeyen kişi veya toplumların sosyal ve kültürel yönlerden de gelişmesinin mümkün olmadığı ortadadır. Bu nedenle sorunun çok yönlü olduğu görüşünü taşımaktayım.

            Kişisel çıkarlar yerine toplumsal çıkarları ön plana almak, alışkanlık haline getirilmezse kesinlikle öznel anlamda Siverekli olarak istediğimiz yere gelmemiz, gelişmemiz asla mümkün olamaz.

Binlerce yıl öncesinden yerleşim yeri olarak var olan ilçemiz, 20. asrın teknolojisinden, çağdaş yaşam normlarından, düşünsel açılımlardan, birey ilişkilerinden, ticari yatırımcı bilgi ve tecrübesinden ne yazık ki nasiplenememiştir. 

Oysa bırakalım diğer ayrıntıları en azından ekonomik anlamda nebati ve hayvancılığa dayalı üreticilik bölümüyle alakalı çağ atlamamız gerekirdi. Nedenine gelince Siverekli bulunduğu toplumda ve görevlerde aktif, yaratıcı ve zeki olarak bilinir. Peki o zaman eksik olan nedir, diye sormaktan alıkoyamıyor insan kendini.

Sayın hemşerilerim, insanımız zaman kaybetmiş olabilir, zararın neresinden dönülürse kardır düşüncesi ile sosyal toplum bilinci oluşturulmalı ve bu anlamda ciddi adımlar atılmalı diye düşünüyorum.

Başta yetkililerin, aydınlarımızın, siyasi partilerimizin, muhtarlarımızın, kooperatiflerimizin, derneklerimizin yönetim ve denetim kurulları ile üyeleri, tüm esnaf ve sanatkârlarımız, tüccarlarımız ve tüm çiftçilerimize çok ama çok önemli görevler düşmekte.

Birlikten kuvvet doğar, birleşmek suretiyle sorunlarımızı tespit ettikten sonra çözüm için el ele vermemizin zamanı gelmiş ve geçmektedir.  Sorunlarımız çok yönlüdür, zaman içinde ne yazık ki kar topu gibi büyürken çözmek zorlaşacak görüş ve düşüncesiyle bir öneride bulunmak istiyorum.

Sorunumuzun en başında ekonomi gelmektedir, ekonomisi düzgün olmayan toplumun sosyal ve kültürel yönden gelişmesinin zor olacağı kesindir.

 Vilayet olma hakkımızın verilmesi, sanayileşmemiz ile işsizliğin azaltılması için bir dernek kurulmalı kurumsal olarak hareket edilmeli, aksi takdirde başarıya ulaşmak çok zorlaşacaktır.

Aşağıdaki amaç ve çalışma konularını içeren bir derneğin kurulması bana göre gereklidir.

 

 SİVEREK?İ KALKINDIRMA ? GÜZELLEŞTİRME ? SANAYİLEŞTİRME VE VİLAYET YAPMA DERNEĞİ

AMACI:

Siverek?in ekonomik, kültürel ve sosyal yönden gelişmesini sağlamak ve ilçemizde kollektif iş yapma bilincinin geliştirilmesi için gerekli çalışmalarda bulunmak.

ÇALIŞMA KONULARI:

1- Siverek?in vilayet olması için gereken çalışmaları yapmak.

2-İlçemizde işsizliğin azaltılması için yatırım teşvikleri,

a) Sanayi tesislerinin kurulması amacıyla gerekli girişimlerde bulunmak; araştırma yapmak, tespit edilen tesis için bir araya gelip güç birliğiyle hayata geçirmek ve teşvik etmek,

b) Meslek eğitimi ve el becerileri ile ilgili kurslar düzenlemek veya benzer kursları düzenleyen kişi veya kuruluşlara gerek çalışmalarla gerekse maddi olarak yardımda bulunmak,

3- Kahvehanelerimizde kütüphanelerin ve okuma bölümlerinin kurulması ile okuma alışkanlığının sürekliliği için çalışma yapmak,

4- Fakir öğrencilerin okuması için maddi yardımda bulunmak, burs ve kredi temin etmek için çalışmalar yapmak,

5- Muhtaç kişilere iş temin etmek veya temin edilmesi için gereken çalışmaları yapmak,

6- İlçemizin eğitim kalitesinin yükseltilmesi için okul idareleriyle işbirliği yaparak öğretmen,

araç, gereç noksanlıklarının giderilmesi için çalışmalar yapmak,

7- Derneğin amaçlarının gerçekleşmesi için toplantılar, seminerler, paneller, konferanslar düzenlemek,

Benzer konuları kapsayan bu derneğin kuruluşunu gerçekleştirebilmek için Siverek?i seven, genç yaşlı, çocuk, akraba, kısacası sevgiyi içinde taşıyan herkesin bir araya gelmesi ve birlikte kollektif şekilde hareket etmesi gerekmektedir.

Memleketimizin gelişmesi, güzelleşmesi için yaşayanların mutluluğu açısından yapılacak çok işlerin olduğu, azimli, kararlı ve yoğun çalışmalarla eksikliklerimizi asgariye indirmek elimizdedir.

Bilindiği gibi, çoğu zaman buluşlar, bütün zor işler ve bütün yenilikler kollektif ve çok çalışmalar sonucunda başarılmıştır.

Kendimize hizmette buluşmak ümidiyle en derin saygılarımla

SİVEREK?İ VİLAYET YAPMA VE KALKINDIRMA DERNEĞİNİN KURULUŞ GÖRÜŞMELERİ

Bu makale İrfan Gazetemizin 5 Ekim 1990 Cuma tarihli nüshasında yayınlandıktan sonra birçok dostla yapılan görüşmeler sonucunda 21 arkadaşla dernek kurma kararına vardık.

Tüzük çalışmalarına başlamadan önce kurucu arkadaşlarımızın hepsinin çeşitli görüşleri olduğunu; ancak dernek çalışmalarında o görüşlerimizi dışarıda bırakıp sadece Siverek?in gelişip kalkınması ve derneğin amaçlarını gerçekleştirmek için neler yapabileceğimizi görüşüp uygulamak-tan başka bir düşünceye yer vermeyeceğimizi kararlaştırdık.

Dernek çalışmalarında gerçekleri bilmeyen bazı vatandaşlarımız tarafından kırıcı, üzücü haksız eleştirilerle karşılaştığımızda hoşgörü ile karşılayacağımız konusunda fikir birliğine vardıktan sonra Siverek?i Vilayet Yapma ve Kalkındırma Derneği?nin Kurulmasına karar verdik ve böylelikle tüzük yazma çalışmalarına başlandı.

SİVEREK?İ VİLAYET YAPMA VE KALKINDIRMA DERNEĞİ KURULUŞU VE TÜZÜK YAZIMI

Kuruluş hazırlıkları bitirildikten sonra derneği 29 Ekim tarihinde kurmayı hedeflemiştik ancak cumhuriyet bayramı nedeniyle tatil olduğundan 30 Ekim 1990 tarihinde derneği kurarak çalışmalara başladık.

Siverek?i Vilayet Yapma ve Kalkındırma Derneği tüzüğü hazırlandığında arkadaşlarımız benim başkan olmamı oy birliği ile kararlaştırdılar; ancak bu konu hakkında bilgimin olmadığını Siverek?le ilgili bilgiye de sahip olmadığım gibi yapacağımız görüşmelerde ne konuşacağımı ve ne talep edeceğimi de bilmiyordum.  Bu görevden muaf tutmalarını istediğim halde benim başkan olmamda ısrar ettiler, kabul etmekten başka çarem kalmamıştı.

İlk görüştüğüm kişi, dernek tüzüğünü sunduğumuz Kaymakam Sayın Kenan ÖRTEN Beyefendi olmuştu. 

Düşüncelerimizi, hedeflerimizi ve amaçlarımızı detaylı bir şekilde anlatarak katkı sunmalarını istemiştik, elinden gelen yardım ve desteği vereceklerini ifade etmişlerdi.

Milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR?ı evinde ziyaret ederek dernek hakkında gerekli bilgiler verildikten sonra aynı talepler ondan da istenmişti. Gayretimize inanmış olacak ki elinden gelen her türlü desteği vereceklerini söylemişti.

            Belediye Başkanımız M. Lami ODABAŞI ile yapılan görüşmede dernek hakkında gerekli bilgiler verildikten sonra yardım ve destekleri istenmiş, aynı şekilde Sayın ODABAŞI da elinden gelen yardım ve desteği vereceğini söylemişti.

            Vali, Sayın Ziyaettin AKBULUT makamında ziyaret edilerek dernek hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiş, yardım ve destekleri istenmiştir. Sayın AKBULUT derneğin kurulmasından memnun olduğunu elinden geleni esirgemeyeceğini söylemişti.

Dernek başkanı olarak Siverek hakkında pek bilgi sahibi olmadığım için görüşmelerde ne söylemem gerektiğini bilmediğimden Başkan Yardımcımız Sayın Dr. Rıfat TURAN ile Yönetim Kurulu Üyemiz Av. Mustafa Şefik ARKAN?dan bu işi üstlenmelerini rica etmiştim.

Milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR Siverek?e geldiğinde derneğimizi ziyaret etmiş ve kentimizin il olması ve gelişmesi konularında çok yönlü görüşmeler yapmış ve elinde gelen yardım ve destekle birlikte gerekli çalışmaları yapacağını söylemişti.

Bütün bu görüşmelerin olumlu geçmesi bizleri sevindirmiş ve cesaretlendirmişti.

OSMAN USTANIN SİVEREK AŞKI

İrfan Gazetesinin sahibi Osman GÜYÜÇ Usta ile 1970?li yıllarda tanışmış, arada bir görüşme imkânı bulmuştum. Derneği kurduktan sonra yönetim kurulunda Osman ustanın yer alması bizlere güç vermişti, hemen hemen her gün bir araya gelip görüşmeye başlamıştık.

Osman ustaya kayın pederinden kalan ev, her an üzerlerine yıkılacakmış gibi duruyordu. Eski mahalli evin küçücük odasında eşi ile birlikte kalmaktaydı. Kardeşinden başka bir yakını olmayan dostum, büyüğüm ve değer verdiğim bir ağabeydi.

Osman Usta Diyarbakırlı olmasına karşın 1952 yılında Siverek?te kurulan Siverek Sesi Gazetesi?ni çıkarmak üzere, kardeşi ile birlikte gelmiş Siverek sevdalısı bir insandı. Siverek?e faydalı olabilmek için elinden geleni yapmış, dernek görüşmeleri ve çalışmalarını noktasına virgülüne dokunmadan kara kutu denen teybi ile bütün görüşmeleri kaydeder sonra da bandı deşifre ederek yayınlardı. Dernek çalışmalarında dostluğumuz çok ileri derecelere varmıştı; öyle ki işimiz bittikten sonra beni evimin önüne getirir, kapıdan içeriye girdiğimi görmeden evine gitmezdi.

Bazen kendi kendime sorarım, insan bir şehre bu denli sevdalı olabilir mi, diye. O kadar çok Siverek?i severdi ki şehre dair davasına çok bağlıydı. İleri derecede hasta olduğu halde kendisine, ?Yönetimde görev almaması halinde genel kuruldan fahri başkanlık kararı alacağımı söylemiştim.?. İstediği zaman yönetim kurulu toplantıları ile görüşmelere katılabileceğini aktardığım halde bu teklifi kabul etmemiş ve sadece yönetim kurulu üyesi olarak vefat etmişti. 

Merhum dostum, ağabeyim sevgili Osman Usta dernek yönetim kurulu başkanlığına seçildiğimde yetkililerle görüşmelerde benim için söz alır ve taleplerimizi dile getirmeme en büyük desteği o verirdi.

Gazetesini derneğe adamış, dernek faaliyetlerinin tamamını yayınlarken kent dışındaki Sivereklilere ve yetkililere gönderilmek üzere her hafta 180 adet gazeteyi ücretsiz derneğe gönderirdi. Osman usta ilçe kelimesini kullananlara çok kızar öyle demeyin ve yazmayın derdi.

Ruhu şad olsun.

SİVEREK SORUNLARI RÜYALARIMA GİRMEYE BAŞLADI

Dernek başkanlığı görevini üstlendikten sonra kentimizi tanımaya ve sorunlarını öğrenmek için çok yönlü araştırmaya başladım. Öyle zamanlar oldu ki herhangi bir sorun gece rüyalarıma girdiğinde uyanıp çözümü için çareler aramaya çalıştığım olmuştu. Artık Siverek sorunlarının çözümü ve yolları bilinçaltıma yerleşmiş, çözülemeyen yanlarının son derece rahatsız ettiği günler ve geceler artmaya başlamıştı.

İRFAN ARŞİVLERİNDE SİVEREK?İN İL KONUSUNDAKİ TARİHİ BELGELERİ

Kısa zaman içerisinde yapılan araştırmalar sonucunda Osmanlı dönemi?nde Siverek?in mutasarrıflık olduğunu, Urfa?nın düşman işgalinden kurtulması için bütün hazırlıkların Siverek?te yapıldığını, Siverek?ten kuvvetler gittikten sonra Urfa?da Kurtuluş savaşının başladığını ve düşman işgalinden kurtulduğunu, Kurtuluş Savaşında önemli katkısının bulunduğunu ve cumhuriyetin kurulduktan sonra da bütün iller gibi Siverek?in cumhuriyetin ilk illeri arasında yer aldığını öğrenmiş oldum.

İrfan gazetesinin 1959 yılında yayınlanan sayılarına ulaştım. Gazete arşivini incelediğimde önemli bilgilere ulaştım.

Başbakan merhum Adnan MEMDERES ile Cumhurbaşkanı merhum Celal BAYAR?ın 1957 yılında Siverek?e geldiklerini ve Sivereklilerin, büyük baş kurbanlık hayvanın üstüne SİVEREK VİLAYETİ yazarak il talebinde bulunduklarını öğrendim.

Siverek heyetinin Aralık 1959?da Ankara?ya giderek uzun süre bekledikten sonra merhum Başbakan Adnan Menderes ile görüşüp il sözü aldıklarını, gerek İrfan Gazetesi?nde ve gerekse SİVEREK?İ VİLAYET YAPMA VE GÜZELLEŞTİRME CEMİYETİ?nin yayınladığı gazetenin ikinci sayısından bilgi edinmiş oldum.

Bu bilgi ve belgelerle talebimizin çok önemli tarihi dayanağının olması bizleri son derece memnun etmişti.

DERNEK İÇİN ÇEŞİTLİ ELEŞTİRİLER

Derneği kurduğumuzda, ne yazık ki bazı haksız eleştirilerle karşılaşmıştık. Dernek, Milletvekili Eyyüp Cenap GÜLPINAR?ın propagandasını yapmak için kurulmuştur şeklindeki eleştireler bizleri üzmekle birlikte böyle olmadığını zaman içerisinde yapılan çalışmalar gösterecekti.

En önemli eleştirenlerden biri, dostum ve kardeşim gazeteci Mehmet Şükrü DOLAŞ?tı. Derneğin milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR?ın propagandasını yapmak için kurulduğunu yüzümüze karşı açıkça söylüyordu. O zamanlar bizi yeterince tanımadığından bu tür eleştirileri yapan Sayın DOLAŞ zaman içerisinde çalışmaları yakından izleyip ikna olduktan sonra derneğin en ateşli savunucularından birisi olmuş ve dernek faaliyetlerini en fazla haber yapan gazeteci kimliğine kavuşmuştur. Ayrıca sevgili DOLAŞ, derneğin basın danışmanlığı görevini de üstlenerek tanıtımda önemli görevler üstlenmişti.

İLK KARŞILADIĞIMIZ KİŞİ

Derneğimizin ilk temasa geçtiği kişi CHP?li Ankara Çankaya Belediye Başkanı Doğan TAŞDELEN oldu. Onunla Karacadağ (Kanyak) bucağında karşılaştık, sorunlarımızı konuştuk.

Belediye Meclisimizin almış olduğu kararla Çankaya Belediyesini kardeş belediye olarak kabul etmiş bu nedenle de Çankaya Belediye Başkanı Doğan TAŞDELEN kentimizi ziyaret etmişti.

VALİ ZİYAETTİN AKBULUT ?1991 YILI SONUNA KADAR İLSİNİZ?

Siverek?in il olmasını ve dernek çalışmalarını gönülden destekleyen valimiz Sayın Ziyaettin AKBULUT, Kızılay İş Merkezi?nin açılışında yaptığı konuşmada  ?Bütün bu hazırlıklardan anlaşılıyor ki atılımlarınız inşallah Siverek?in vilayet olması, il olması yolunda adımlardır. ?

Şu denebilir Sayın Valim, siz Ş.Urfa?nın valisisiniz dolayısıyla ilinizin bölünmesini istemezsiniz, ilinizden bir başka vilayetin ayrılmasını arzu etmezsiniz ? fakat Vali Bey?in sözleri bizleri şaşırtmıştı, ?Ben arzu ediyorum ki varsın Ş.Urfa biraz daha küçülsün; çünkü Siverek il olursa hiç şüphesiz gelişmesi daha iyi olacak ve çok gelişecektir. Özellikle bulunduğu mevki itibariyle D.Bakır ile Ş.Urfa arasındaki 180 km?lik çizginin tam orta yerindeki bu ilçemizin yer alması gerek yatırım, gerekse nüfusu, coğrafi durumu, köy durumuyla il olmaya layıktır. İnşallah önümüzdeki aylarda ve dönemlerde gerçekleşir.?

Kesin bir zaman vermek söz konusu değil; çünkü TBMM?nin vereceği kararla ve çıkaracağı kanunla gerçeklemiş olacak. Umuyorum ki yakın zamanda 1991?in sonuna gelmeden bu müjdeyi hep beraber alacağız, Siverek ilçesinin il olmasını hep beraber kutlayacağız.? demesi Sivereklileri çok mutlu etmişti[2].

DİYARBAKIR OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGE VALİLİĞİNDE CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL İLE GÖRÜŞME

Şubat 1991 tarihinde Diyarbakır?a gelecek olan Cumhurbaşkanı merhum Turgut ÖZAL ile görüşmek üzere Milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR tarafından hazırlanan 10 kişilik heyetin, 5?i dernekten, 5?inin de ANAVATAN partisi Siverek yönetiminden olmasına karar verilmiş ve bu karar Sayın Allaettin İSTEGÜN tarafından bize iletilmişti.

Milletvekilimiz merhum Eyyüp Cenap GÜLPINAR, dernek olarak heyet Başkanı Koçali AYMAZ, Başkan Yardımcısı Dr. Rıfat TURAN, Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mustafa Şefik ARKAN, merhum Bayram IŞIKYILDIZ ve Şeyhmus ÖZİPEK, ANAP İlçe Başkanı merhum Ecz. İhsan OYMAZ, Yönetim Kurulu Üyesi Alaettin İSTEGÜN ve ANAP Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

            Görüşme günü Siverek heyeti olarak Diyarbakır?a giderek Olağan Üstühal Bölge Valiliği toplantı salonundaki yerimizi aldık. Bizden başka Diyarbakır Kardiyoloji Vakfı Başkanı İçişleri Bakanı Abdulkadir AKSU ve Yönetim kurulu üyeleri vardı, ayrıca Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat ARITÜRK de bulunuyordu.

Cumhurbaşkanı merhum Turgut ÖZAL salona geldi ve toplantı başladı. Öncelikle Siverek heyetine söz verildi.

Siverek heyeti sözcüsü ANAP İlçe Başkanı merhum Ezc. İhsan OYMAN yaptığı konuşmada şunları söyledi. ?Siverek?in Osmanlı Döneminde sancak ve mutasarrıf olduğunu, Cumhuriyet Döneminde ise vilayet olduğunu ancak 1926 yılında ailevi çekişmeler nedeniyle ilçe yapıldığını, 1940?lardan beri vilayet olma her Sivereklinin arzusu ve hasreti olduğunu, vilayet olmak isteğinin sürekli gündemde tutulduğunu ve vilayet olması halinde ekonomik, sosyal ve kültürel bakımından kalkınmasına büyük katkı sağlayacağını? belirtti. 

Cumhurbaşkanı merhum Turgut ÖZAL ise yaptığı konuşmada şöyle dedi;

 ?Cumhuriyetin ilk yıllarında vilayet sayısı azaltılmış ve birçok vilayet ilçe haline getirilmiştir. Çok partili hayata geçildiği 1946?dan 1960 yılına kadar ancak dört ilçe vilayet yapılmıştır.

Bu gün Türkiye nüfus yoğunluğu itibariyle kentlerde birikim oluşturan bir yapıya sahiptir ve biz Türkiye?de bölge valilikleri tarzında ya da büyükşehir belediyeleri tarzında bir idari yapı düşünüyoruz. İlk etapta vilayet sayısını 100?e çıkarmaya karar verdik. Vilayet yapılacak ilçelerle ilgili ilk listede her ne kadar Siverek yoktuysa da ikinci listede Siverek vilayet yapılacak